DUYURULAR :
  • “ Modoko Life yeni sayısı yayında! Tükenmeden hemen almanızı öneririz. “
  • “ Modoko Life Exclusive D&R'da... “
  • “ Ve Dergimiz 3 Yaşında! “
GERİ DÖN

AYAKLARI YERDEN KESEN ROMANTİK TASARIMLARIN MİMARI AYŞE ÖZYILMAZ

Bu ara sıcacık ve içimizi açan tonların peşine düşmüşken Atölyem Atlantis’in kıpır kıpır ve neşeli tarzı, bizim için de güzel bir deneyim oldu. Hem kariyeri hem de romantik tarzını iç mekânlara yansıtan Ayşe Özyılmaz ile İstanbul’u ve iç mimarlığı konuştuk…

 

Ayşe Özyılmaz Türk kimdir? İçmimarlığa bakışınız nasıldır?

 

         Kendi halimde, kendi köşemde içmimarlık yapmaya çalışan birisiyim aslında. İşime aşığım. Bu iş sevmeden asla yapılamayacak bir iş, bu yüzden kendimi çok şanslı görüyorum. İşini seven insanlarla çalışmayı özellikle tercih ediyorum. Çünkü bu iş tek başınıza asla yapamayacağınız, hayata sizin gibi bakan insanlarla başarıyla yapabileceğiniz bir iş.

 

Projelerinizde ve tasarımlarınızda neyi vurgulamak istiyorsunuz? Sizce bir ev ilk bakışta nasıl bir duygu işlemeli?

 

         Bir eve girdiğimde orası bana kesinlikle yuva duygusu vermeli, tarzı ne olursa olsun pozitif enerji vermeli, romantik bir ruhu olmalı, kendine çekmeli, orada yaşamayı hayal ettirmeli. Ev günün stresini, yorgunluğunu sizin üstünüzden almalı. Dinlendirici bir ortam olmalı.

 

Sizi en çok yansıtan tarz nedir?

 

         Oldum olası aşırı modern, klasik ya da country tarzda her şeyin “çokundan” rahatsız olmuşumdur. Her şeyden “biraz” beni daha iyi anlatıyor sanırım. İlle de bir tarz söyleyecek olsam “klasiğin romantik olanı” derim.

 

Projelerinize başlamadan önceki çalışma şeklinizi anlatır mısınız?

 

Bende ileri boyutta bir disiplin anlayışı var. Yazarak da çizerek de çalışabilirim. Ezbere iş yapan, kâğıtsız kalemsiz çalışan insanlarla (müşterilerle, iş ortaklarıyla) kesinlikle çalışamam. Elimde plan olmadan hiçbir karar almam. Planı okumadan iş yapan usta, en sevmediğim ustadır. Evlerini ya da ofislerini yaptığım müşteri ve dostlarıma aydınlatma, perde, duvar kâğıdı, halı ve aksesuarlarla ilgili ödev veririm. Ayrıca plan kopyalarını vererek bunu sık sık kontrol ederim.

 

Sizi en çok yansıtan tarz nedir?

 

         Oldum olası aşırı modern, klasik ya da country tarzda her şeyin “çokundan” rahatsız olmuşumdur. Her şeyden “biraz” beni daha iyi anlatıyor sanırım. İlle de bir tarz söyleyecek olsam “klasiğin romantik olanı” derim.

 

Projelerinize başlamadan önceki çalışma şeklinizi anlatır mısınız?

 

Bende ileri boyutta bir disiplin anlayışı var. Yazarak da çizerek de çalışabilirim. Ezbere iş yapan, kâğıtsız kalemsiz çalışan insanlarla (müşterilerle, iş ortaklarıyla) kesinlikle çalışamam. Elimde plan olmadan hiçbir karar almam. Planı okumadan iş yapan usta, en sevmediğim ustadır. Evlerini ya da ofislerini yaptığım müşteri ve dostlarıma aydınlatma, perde, duvar kâğıdı, halı ve aksesuarlarla ilgili ödev veririm. Ayrıca plan kopyalarını vererek bunu sık sık kontrol ederim.

 

 

 

 

Bize hayallerinizden bahseder misiniz?

 

Çok hayalim var. Çok zor ve beklentilerin sürekli arttığı bir sektörün içindeyiz. İşini olağanüstü hassasiyet ve saygı ile yapan ustalar hayal ediyorum. Başkalarının projelerini taklit etmeyen mağazalar, tasarımcılar hayal ediyorum. Musmutlu bir ülke hayal ediyorum. İnsanların alım gücünün arttığı, ekonomik krizlerin ve terörün olmadığı bir ülke. İnsan emeğinin saygı gördüğü bir ülke, pembe bir istanbul ve daha birçok şey sayabilirim.

 

Yani nasıl bir İstanbul?

 

Görmedim ama hani anlatıyorlar ya öyle…

Daha yeşil, daha mutlu, daha sosyal, insanların birbirine daha saygılı olduğu bir İstanbul, temiz havalı İstanbul, aslında hep bayram yeriymiş gibi İstanbul. Ama eski bayramlar…

İstanbul şu an bir yarış metropolü, kapitalist, kalabalık, yorucu, gürültülü, kirli, tehlikeli, yaşam kalitesi düşük. Ben dekorunu yaptığım mekânlarla insanları gün boyunca içinde bulundukları bu keşmekeşten kurtarıp, dinlenebilecekleri, huzurlu ve yaşam kalitesi yüksek zamanlar geçirebilecekleri evler oluşturmaya çalışıyorum.

 

 

 

 

İç mimarlık ne demek sizce?

 

Lüks demek, kültür demek, medeniyet demek, aslında bir duruş demek. Hayata karşı duruş, yaşam biçimi, ruh… İçinde tasarım olan bir sanat icra ediyorsunuz. Bu sürekli değişik kaynaklardan, değişik kültürlerden çok iyi beslenmek demek. Yemekte, içmekte, gezmekte, görmekte, okumakta, dinlemekte yani bütün duyu organlarına hitap eden herşeyde kalite ve süreklilik demek. Değişimde süreklilik demek. Teknoloji ile değişen yaşam şekillerine mekân olarak uyum sağlayabilmek demek. Altıncı duyunuzun güçlü olması gerekli. Çünkü iç mimardan beklentiler çok yüksektir. Herkes evini dekore edebilir ama iç mimara geliyorsa, daha iyisini istiyor demektir. Öyle değil mi? Herkes bir hastalığın teşhisini koyup tedavi edemez, bunu doktorlar yapmalı. Ama iyi ya da kötü, az ya da çok evini, işyerini dekore edebilir. Bunu biraz yapabilir. Ama iç mimardan beklenen “biraz” değildir. İç mimar aynı zamanda çok iyi bir organizatördür. Dünyaca ünlü bir sanatçıyı getirip şarkısını söyletebilirsiniz o şarkısını söyler gider, elbette bu kadar değildir bu iş ama iç mimar birçok rengi, modeli, ölçüyü, tarzı, farklı beğenileri biraraya getirip ortaya bir eser çıkarmak, aynı evde yaşayan farklı zevklerden insanları bir noktada buluşturmak zorundadır. Özellikle de böyle her şeyin çok hızlı tüketilip dejenere edildiği bir çağda, bir zamanda.

 

İlham kaynağınız nedir?

 

Bazen bir çiçek, bazen kelebek, bazen bir tarihi eser, bazen beş çayı partisi yapan kadınlar, aslında her an herşey olabilir. İlham meleğinin geldiği anda sağınızda, solunuzda olan her şey olabilir. Bu yüzden hep kalem kâğıtla gezerim. Her an eskize hazır yani…

 

Yılın trendi ve rengi nedir sizce?

 

Renk pembe ama gülkuruları, morlar, şarap rengi, sıcak ve romantik renkler de hızlı. Sıcak ve romantik vintage tasarımlar, en mutlu olduğum yıllar. (Örneğin modern evler moda iken çok mutsuz olurum)

 

Bu keyifli ve eğlenceli röportaj için çok teşekkür ederiz…

 

 

SOSYAL MEDYA
DİĞER HABERLER
GELECEK SAYIDA
Yukarı Dudullu Mah. Modoko Mobilyacılar Sitesi - Ümraniye/İSTANBUL
2015 © Copyright © Modoko. Tüm hakkı saklıdır. Materyallerin izinsiz kullanılması yasaktır.