DUYURULAR :
  • “ Ve Dergimiz 3 Yaşında! “
  • “ Modoko Life yeni sayısı yayında! Tükenmeden hemen almanızı öneririz. “
  • “ Modoko Life Exclusive D&R'da... “
GERİ DÖN

Abba İle Çalışma Sahanız Eviniz Gibi Olur…

ABBA İLE ÇALIŞMA SAHANIZ EVİNİZ GİBİ OLUR…

Firma sahibi Abbas Demirel’in büyük emekleri ve vizyonu sonucu önemli bir marka haline gelen Ofis Club’ın yan markası Abba Ofis Proje, özellikle ithal ve yerli ofis çözümleri ile ofislerinize evinizdeki konforu getiriyor…

 

Modoko Dünyası’nın yepyeni üyelerinden ve İstanbul’un en tercih edilen perakende noktalarından biri olmaya aday olan Abba Mobilya, tercih edilen saygın ve öncü bir marka olmayı vizyon edinmiş. Mağazanın yöneticisi Eyüp Acar ile ofis dünyası özelinde sizler için bilgi yüklü bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

Eyüp Bey kaç yıldır bu sektörde hizmet veriyor marka?

Abbas Demirel yani firma sahibimiz, Ofis Club olarak yaklaşık 17 yıldır bu sektörün içinde. 4 yıldır da Modoko’dayız. Daha öncesinde Zeytinburnu’nda yer aldık. Orada yine mağazamız vardı. Modoko’daki mağazalarımızdan biri de Abba Mobilya Ofis Proje çözümleri üzerine perakende ürünlerimiz için yaratılmış bir markadır. Perakende sektöründe, kurumsal olma yolunda hızla ilerleyen bir markadır. Online satış ağını geliştirebileceğimiz, daha pratik çözümler üretebileceğimiz genç ve dinamik bir markadır Abba Mobilya.

 

Abba denildiği zaman ne tür bir tarz aklımıza gelmeli?

Aslında ofis mobilyası dediğimizde sadece bir ofisi düşünmemek lazım. Çünkü ofis mobilyası aslında ev mobilyası haricindeki her şeydir. Yani okul, hastane, restoran, ofis gibi birçok alana hitap eder ve ofis mobilyaları da bu sektörleri kapsar. Hatta müşterimize göre mimari işler ve projeler de yaptığımız için anahtar teslimi projelerimiz de çok. Bir firmanın baştan sona her şeyini yapabiliyoruz. Cam bölmelerinden alçıpan bölmelerine, boya, parke, kapıdan, elektriğine kadar her bir detayla ilgileniyoruz. Bu anlamda Abba, biraz daha perakendeye yönelik. Daha hızlı alıp-satmak, daha çabuk iletişim kurmak adına oluşturulmuş bir markadır. Oldukça tecrübeli bir kurucumuz var ve kendisi bir ofis tasarlanmadan önce zaten onu kafasında oluşturur, hayal eder ve uygular.

 

Birazcık üretim kısmından bahseder misiniz?

Hem kendi imalatımız olan ürünler var hem de alıp sattığımız ürünler var. Ayrıca ithal ürünler de var. Üç kategoride de ürünlerimiz mevcut.

 

En fazla ithal ettiğiniz ürünler nedir?

En fazla ithalat koltuklarda oluyor.İtalya'dan ürünlerimiz var. Çin'den ürünlerimiz var. Sadece Çin demeyeyim, Kore'den, Taiwan'dan gelen ürünler de var, Almanya'dan gelen ürünler de var. Biz bu ürünleri oradan getiren ithalatçı firmalarla da çalışıyoruz, kimi zaman da kendimiz getiriyoruz. İthal ürünler genel olarak koltukla alakalı. Herkesin çalışması da o yönde. Çünkü masa olayını burada herkes çözüyor. Ama koltukta çok farklı mekanizma sistemleri, çok farklı detaylar var. Bazı ofis koltukları Türkiye’de hala yapılamıyor.

Nedir özelliği?

1.50 boyunda 45 kilo bir bayan da kullanabilir, 1.90 boyunda 130 kilo bir beyefendi de kullanabilir bu koltukları. Tamamen kendi vücut ergonomisine göre ayarlanabilen, her şeyiyle ayarlanabilen bir koltuk. Genel olarak koltuklar bu yüzden ithal tercih ediliyor. Ama tabi bu yönetici koltuklarıyla alakalıdır. Personel koltukları zaten Türkiye'de yeterince var. Model olarak da var. Her fiyat aralığında personel koltuğu var. Ama yönetici koltuğunda bu mekanizma sistemleri henüz Türkiye'de yapılamadı. Muhtemelen bir kaç sene içinde de yapılamaz.

Yani şöyle Avrupa'da ya da Çin'de insanlar bir koltuk fabrikasında dört ya da beş tane model çıkarıyor. Dolayısıyla o dört ya da beş model üstünde her şeyi yapıyorlar. Tıpkı bir otomobil gibi. Yani bizdeki gibi değil. Bizdeki mantık şu: Türkiye’de koltuk üreten firmalarda en az ellinin üstünde model vardır. Dolayısıyla çok fazla model var ama içeriği yok.

Bu daha çok tüketime mi neden oluyor? Yani daha çok tüketim ve daha çok satış, aslında her iki tarafı da besleyen bir durum.

Her kategorideki koltuk ihtiyacına sahip kişiye hitap etmek için aslında.  Şimdi bir şeyden bir milyon tane üretiyor. İşçilik ucuz, rekabet şansı var. Türkiye'de şu anda vergiler arttırıldı. Abba gibi Ofis Club gibi yerli üreticiler müşteriye özel üretim yapıyor. Motorlu perdesinden tavan dekorasyonuna, duvar dekorasyonundan elektrik çeken halılara kadar her konuda bilgisi var. Firma sahibimiz Abbas Demirel’in özel bir yeteneği var. Onun gördüğü gibi kimse göremez. Mobilyayı ve atmosferi yaşar, hayal eder aynı şekilde de yapar. Bizim amacımız çok satmaktansa az satıp, özel ürünler üretmenin peşinde olmak. Bizi tanıyan bilen herkes bizim proje firması olduğumuzu bilir. Bu algımız çok kuvvetli. Modoko’daki mağazamızı açtıktan sonra daha da üst seviyelere çıktı bu durum.

 

Hedefleriniz neler? Yurt dışına ihracatınız var mı?

Var. Daha önce yaptığımız ve şu anda görüşmeleri devam eden çalışmalarımız var. Nijerya'ya, Romanya'ya, Bakü'ye, Azerbaycan'a, Türkmenistan gibi ülkelere ihracatlarımız oldu. Önümüzdeki dönemde de bunun artarak devam edeceğini düşünüyoruz.

 

Fuarlarla aranız nasıl? Fuarlara inanıyor musunuz?

Fuarların genel olarak bir yararı oluyor ama her yıl insanlar yeni model çıkaramıyor. Her yıl genel olarak bakıyorsunuz aynı şeylerin tekrarı gibi. Bir iki firma bazen öne çıkıyor. Bu seneki fuarda mesela bana göre iki tane firma çok güzel işler yapmıştı. Onun haricindeki herkes çok bilindik şeylerle sunum yaptılar. Birçok marka fuara katılmış olmak için katılıyor.

Fuarın yıldızı gibi bir durumun olduğuna inanıyorsunuz o zaman?

Evet, kesinlikle.

 

Kimlerle çalıştınız bize ilk aklınıza gelen isimlerden bir kaçını verebilir misiniz?

Mesela devlet kanadı olarak Afet Koordinasyon Merkezi (AFAT) binalarını biz yapıyoruz ve elimizde halen devam eden projeleri de var. Teklif aşamasında olan projeler de var. Onun haricinde belediyelere, emniyet müdürlüklerine, bankalara, birçok kurumlara iş yapıyoruz. Türkiye'deki birçok Doğa Koleji okulunun tasarımlarından mutlaka bir kısmını ya da tamamını yapmışızdır. Next&Nexstar'ın bütün fabrikalarının her detayıyla ilgilendik. Apple, Xerox, HTC gibi markaların genel müdürlük gibi binalarında birçok projeleri biz yaptık. Hala da devam ediyoruz. Yani sadece butik işler yapmıyoruz aslında. Bu tip büyük projeleri de çözebiliyoruz.

 

Ofiste yaz kış mevsiminin bir önemi var mıdır? Bu düşünülerek mi kurgulanır? Yoksa her mevsim siyah ya da deri kullanımı olabilir mi?

Koltuklarda fark eder. Yün İngiliz kumaşları var kaşe, mesela onlar daha çok kışın kullanılır. Daha güzel durur ve sıcak tutar. Şimdi yazın kaşe kumaş öneremeyiz. Aslında kaşe kumaşın özelliği yazın da serin tutması ancak “gerçek kaşenin.” Çalıştığınız iş ortamı klimalıysa bunun fileli ya da deri koltuk olması çok fark etmiyor. Şimdi yaz kış önerisi isteyen bir müşteriye doğru yol önermek lazım.

Çok güneş alan bir ofiste bu nasıl çözülür?

Genellikle son on yılın zaten en revaçta olan koltuğu fileli koltuklar. Hatta giderek de yükseliyor. Arasındaki mesafe, satış rakamları daha da artıyor. Yani şu an mesela satılan koltukların toplamda yüzde altmış beşi fileliyse, yüzde otuz beşi deri koltuktur. Ama bu oran daha da yükseliyor fileli koltukta. Çünkü genel olarak bir tek devlet kurumları kaldı hala deri koltuk kullanan. Onlarda bile bazı kurumlar fileliye döndü. Onlar tabi şartnameyle alakalı olduğu için hala deri koltuklarla devam ediyorlar ama bazıları çoktan geçmiş durumda.

Modoko hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyim?

Modoko’nun müşteri portföyü genel olarak iyi. Fena değil. On yıl öncesine göre daha zayıf ama buna rağmen iyi.

Ne değişmiş olabilir tüketicinin alışkanlığında?

İnternetin yaygınlaşmasından sonra bir değişim var. Bir Ikea gerçeği var ama Ikea ilk çıktığında biz çok etkiler diyorduk ama o kadar etkilemedi yanlış bir algı var. Ikea aslında çok iyi bir alternatif değil. Çünkü beğendiğiniz ürünü kendiniz gidip deposundan alıyorsunuz. Oradan gidiyorsunuz kendi aracınızla götürüyorsunuz. Evde onu kendiniz kuruyorsunuz. Eğer bunları yapmak istemiyorsanız, bunların her bir kalemini parayla yapıyorsunuz. Onun haricinde bir şey eksik çıktı, kırık çıktı, çizik çıktı veya koltuk çalışmadı karşınızda muhatap çok az. Derdinizi kime anlatacaksınız? Avrupa'da Amerika'da genelde öyledir. Kiralık evler hep eşyalı veriliyor. Dolayısıyla en ucuz mobilyayı koymanın derdinde insanlar. Oraya gidiyor, en ucuz mobilyalardan alıyor ve eşyalı olarak veriyor. Ama bizde öyle değil. Bizde mobilya kültürü çok farklı ve daha değerli. Bir sehpa 160 Euro’ya geliyor ama bir darbe aldığında ya da su gördüğünde şişiyor. Tamiri mümkün olmayan ürünler satılıyor. Modoko bu anlamda çok avantajlı ve doğru bir alandır. Standart ürün satmak peşinde herkes. Buranın başarısı önemli. Modoko kadar müşteri çeken başka bir yer yok.

Çocukluktan beri bu sektörün içinde olan insanların buluştuğu bir alan burası ki, Abbas Demirel de öyledir. On dokuz yaşından beri bu sektörün içerisindedir. Dolayısıyla mobilya ile ilgili bilmediği bir şey yoktur. Ya da çözemediği bir şey ben bugüne kadar şahit olmadım.

          

Müşteriye öncelikli hangi başlıkları öneriyorsunuz?

Müşterimiz daha dükkan, mağaza ya da ofisi ilk tuttuğu zaman diyoruz ki “buranın komple yapılması gerek.” Komple yapmayacaksak, sadece mobilyasını vereceksek yine de bizimle irtibatta olun, biz bunun her detayıyla ilgilenelim. Odaları nasıl böleceğinizi size anlatalım. Odalarınızın genişliği ne kadar olmalı, oturma yönünüz nasıl olmalı, elektriğinizi nerden almalısınız, masaya en yakın nerde durmalı, masa üstü priz sistemi nasıl olmalı şeklinde her ayrıntıyı anlatıyoruz. Burada hem kullanacakları masa sistemini hem de koltuğunu ona göre seçiyoruz. Diyoruz ki “Siz uzun süreli oturuyorsunuz bu koltukta oturmalısınız, masanız böyle durmalı, bu kombinasyonda bir masanız olmalı vb” Kendi mimarlarımız var ve bu konuda hiç bir zayıf noktamız yok.

Çok Teşekkür ediyorum bizlere vakit ayırdığınız için.

SOSYAL MEDYA
DİĞER HABERLER
GELECEK SAYIDA
Yukarı Dudullu Mah. Modoko Mobilyacılar Sitesi - Ümraniye/İSTANBUL
2015 © Copyright © Modoko. Tüm hakkı saklıdır. Materyallerin izinsiz kullanılması yasaktır.